5 Ekim 2011 Çarşamba

Hiperaktivite bozukluğu ilaçları yeni kaideye bağlanacak

METİN MÜNİR

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu için çocuklara ağır ilaçlar verilmesinin rekor boyutlara ulaştığı konusundaki yazılarım işe yaradı.

Sağlık Bakanlığı harekete geçiyor.

Sağlık Bakanlığı Eczacılık Genel Müdürü Saim Kerman dün beni arayıp psikolojik ilaçların ruhsatlandırılması ve kullanımı ile ilgili konuların yeniden ele alınacağını söyledi.

Kısa adı “Ana Komisyon” olan Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Danışma Komisyonu bugün (çarşamba) toplanacak ve genellikle psikiyatri ilaçlarının, özellikle çocuklara verilen ilaçların reçete edilme koşullarını gözden geçirmek üzere bir alt komisyon kuracak.

“Özellikle ilaçların çocuk dozu konusunda acaba hata ettik mi? Bu konuda uluslararası prospektüsleri yeniden gözden geçireceğiz” diye konuştu Kerman.

Kerman, komisyonda değişik görüşlerin temsil edilmesine itina göstereceğini söyledi.

Türkiye’de hiperaktivite bozukluğu ve dikkat eksikliğine psikiyatristlerin en sık yazdığı ilaçların satışında son üç yılda rekor bir artış meydana geldi.

En iyi satan ilaç olan Concerta satışları üç yıl öncesine kıyasla yüzde yüze yakın artarak 2010’da yaklaşık 250 bin kutu oldu. İkinci en çok satan ilaç olan Ritalin 225 bin kutu ile yüzde otuza yakın artış sağladı. Muhtemelen dünyada, bu ilaçların satışının, bu kadar kısa bir sürede, bu kadar hızlı arttığı bir başka ülke yoktur.

Oysa amfetamin benzeri bu ilaçların ağır yan etkileri var ve ne kadar tedavi edici oldukları tartışmalıdır.

ABD ve birçok Avrupa ülkesinde bu ilaçların altı yaş altı çocuklara verilmesi yasaktır. Bizde ise serbesttir ve anaokul çocuklarına bile verildiği biliniyor.

Türkiye’de de bu ilaçların belli bir yaşın altında kullanımı yasaklanmalıdır.

Ancak bu yeterli değildir. Bakanlık ayrıca, İngiltere’de olduğu gibi, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu konusunda çocuklara ilaç vermenin ilk değil son çare olduğuna işaret etmelidir. Bunun için de ebeveynleri psikiyatriste değil psikoloğa müracaat etmeye teşvik etmelidir.

Psikiyatrist psikoloji eğitimi de almış tıp doktorudur ve psikolojik bozukluklar için ilaç yazmak eğilimindedir.

Psikolog ise ilaç yazamaz. Kendine müracaat edenleri konuşma yöntemi ile iyileştirmeye çalışır.

Psikologlar, birçok ülkede olduğu gibi, ülkemizde de psikiyatristlerin ve ilaç şirketlerinin baskısı ile kenara itildi. Oysa psikolojinin temel unsuru ilaç değil konuşmadır.

Umarım Sağlık Bakanlığı büyük bir yara olan bu konuya geniş açıdan bakar ve Türk halkının başındaki en büyük belalardan biri olan psikolojik hastalıklar ve ilaçlar konusunda reform yapar.

Kerman faydaları şüpheli başka ilaçların da mercek altına alınacağını söyledi.
“Kanser ilaçlarında benzer bir durum söz konusu” dedi. “Bazı kanser ilaçlarının zarar/yarar oranı bir anlam ifade etmiyor.”